Son baharın gelmesi hava sıcaklığındaki ani değişiklikleri ve azalan sıcaklıkları beraberinde getirerek grip ve soğuk algınlığı mevsimini de başlatmış oldu. Bu hastalıklar çocukların okula başlaması ile daha hızlı yayılıyor. Bu durumda insanların aklına hemen bağışıklık sistemini güçlendirmek geliyor. Maalesef bağışıklık sistemini güçlendirmek için yeterli ve dengeli beslenmeye önem vermek yerine vitamin mineral kullanımları sıklıkla tercih edilen yöntem. Vitamin ve mineraller çok büyük oranda vücutta üretilmeyen dışarıdan besinlerle alınması geren ve çok küçük miktarları ile büyüme, gelişme ve sağlığın korunmasında etkili olan maddelerdir. Günlük tüm besin gruplarında tüketen insanlarda vitamin mineral eksiklikleri görülme ihtimali yok denecek kadar azdır. Üstelik çeşitli beslenmenin kronik hastalıkları azalttığı bilinmektedir. Şurup veya kapsül şeklinde alınan vitamin minerallerin hastalıkları önlediğine dair kesin kanıtlar da yoktur. Hatta bazı vitaminler fazla kullanıldığında vücutta zararlı etki bile gösterebilirler. Örneğin A, D, E, K vitaminleri yağda eriyen yani vücutta depolanan vitaminlerdir ve fazla alımları vücuda zararlı etki gösterebilir. Aynı şekilde özellikle kış aylarında fazla kullanılan C vitamini mide sorunlarına ve böbrek taşlarına neden olabilir. Son dönemdeki çalışmalarda aşırı vitamin mineral kullanan kişilerde bazı kanser türlerinin daha sık görüldüğü belirtiliyor. Bu nedenle vitamin ve mineraller mutlaka uzman kontrolünde ve ihtiyaca uygun olarak kullanılmalıdır. Ciddi bir eksiklik veya sağlık sorunu yok ise yüksek doz kullanılmamalıdır. Bazı hastalık durumlarında, sigara ve alkol kullanımında, besin emilimi bozukluklarında yetersizlikler gözlenebiliyor.
Kimler vitamin mineral takviyesi kullanmalı?
Kişiye göre değişmekler birlikte hamile ve emziren kadınlar, büyüme ve gelişme çağındaki çocuk ve gençler, 50 yaş üstü yetişkinler, vejeteryan ve veganlar, uzun süreli düşük kalorili diyet yapanlar, gıda alerjisi ve besin emilim bozuklu olan kişilerin vitamin- mineral takviyesi yapması gerekir.
Hamilelik döneminde ve öncesinde doğum hasarlarının önlenmesi için folik asit kullanımı önerilir. Ayrıca kan oranını artması ve daha sağlıklı kan oluşumu için demir minerali kullanılabilir. Hamileler için üretilen vitamin mineral birleşimlerinde bu maddeler daha fazla kullanılmaktadır. Yine emzirme döneminde de hem annenin hem de bebeğin artan vitamin-mineral ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla vitamin ve mineral takviyeleri kullanılabilir.
1500-1600 kalorinin altında beslenen kişiler, çölyak sorunu, laktoz intoleransı gibi besin sindirim ve emilim sorunu olduğu için yiyecek sınırlaması yapmak zorunda olan kişilerde yetersiz vitamin ve mineral alımı görülebilir. Duruma göre vitamin mineral takviyesi yapılabilir.
Hayvansal besinlerin tamamını veya bir kısmını tüketmeyen kişiler tükettikleri besinlere göre vejeteryan veya vegan olarak isimlendiriliyorlar. Bu gruptaki kişilerinde hayvansal kaynaklarda bulunan B12, çinko, demir ve kalsiyum eksiklikleri görülebilir.
50 yaş üzeri yetişkinlerin özellikle de menapoz sonrası kadınların kemik sağlıklarına dikkat etmesi gerekir. Kemikten kana kalsiyumun geçtiği bu dönemde D vitamini kalsiyum takviyeleri kullanılabilir. Ayrıca B12 vitamini de takip edilerek gerekirse takviye yapılmalıdır.
Büyüme ve gelişme çağındaki çocuk ve gençler ve 65 yaş üstü yaşlıların kan değerleri takip edilerek gerekli durumlarda vitamin mineral kullanımına başlanmalıdır.
Sağlık sorunu olmayan ve yeterli dengeli beslenen bireylerde vitamin mineral eksikliğinin çok az ortaya çıktığını hatırlatmakta fayda var. Gerekli durumlarda tüm vitamin ve mineraller uzman kontrolünde ihtiyaca uygun olarak kullanılmalıdır.

