Ramazanda Kan Şekerine ve Suya Dikkat
Müslümanların yaşamlarında ramazan ayı önemli bir yer tutuyor. Tüm bedenin ve ruhun dinlendiği, hoşgörünün, paylaşmanın, bolluk ve bereketin arttığı bir dönemdir. Günün en önemli öğünü olan iftar yemekleri de bu bolluk ve bereketten nasibini alıyor. Yiyecek, içecek çeşitliliği, miktarı artıyor , eşe dosta verilen davetler artıyor. Son birkaç yılda çeşitli ve bolca yapılan sahur sofraları da ramazan kültürümüze eklendi. Hal böyle olunca ihtiyacımızın çok üzerinde bir besin tüketimi kaçınılmaz oluyor. Yaklaşık 17 saat süren bir açlıktan sonra fazla yemek midenin hacminin artmasına, kan şekerinin ve kan basıncının hızlı yükselmesine sebep oluyor.
Ramazanda aşırı beslenme ile en çok zorladığımız sistem sindirim sistemidir. Aşırı ve dengesiz yemeklerle midede hazımsızlık, bulantı, yanma ve besinlerin yemek borusuna kaçması olarak tanımlayacağımız reflü sık görülüyor. Dengesiz beslenmeye bağlı kabızlık ise bir diğer sindirim sistemi sorunudur. Sindirim sitemini dengede tutmak için ilk yapılması gereken iftarda ve sahurda kızartılmış, kavrulmuş besinlerden ve hamur işerinden kaçınmak olmalıdır. Özellikle iftar kültürümüzde bulunan pastırma, sucuk gibi işlenmiş etlerin tüketimi azaltılmadır. Tüm vücudumuz için gerekli olan su bağırsakların düzenli çalışmasında da önemlidir. Gün içinde 8-10 bardak su içilmelidir. Yeterli içilen su, sıcak ve uzun geçen oruç döneminde terleme ile kaybedilen sıvının vücuda zarar vermesini engelleyecektir. İftara su ile başlamak ve sahura kadar mümkün olduğu kadar sık aralıklarla su içmek , sahurda mutlaka ayran,süt gibi içecekleri tüketmek hem sıvı hem de vitamin mineral alımına yardımcı olacaktır.
Kan şekerimizi mümkün olduğu kadar dengede tutmak ramazan boyunca dikkat etmemiz gereken önemli bir konudur. İftar öğününde tükettiğimiz karbonhidrat kaynağı besinler kan şekerimizi hem dengeleyebilir hem de aşırı yükseltebilir. Kan şekerini yavaş yükselten karbonhidrat kaynaklarını seçmeliyiz. Yani glisemik indeksi düşük besinleri tercih etmeliyiz. Bizim iftar sofralarımız glisemik indeksi yüksek böreklerle, tatlılarla, komposto ve hoşaflarla, pilav,makarnalarla karbonhidrattan oldukça zengindir. İftarı hurma ila açmak düşük olan kan şekerini toparlamak için iyi bir başlangıç olabilir. İftarın olmazsa olmazı çorbalar da bizim için karbonhidrat kaynağıdır. Bu besinleri tükettikten sonra masada bulgur, pilavı, börek ve ekmek varsa bir tanesini sınırlı miktarda tercih etmek gerekir. Tatlılardan, kompostolardan ve meyve sularında uzak durmak gerekiyor. İftardan 1-1,5 saat sonra tüketilen meyve ,süt veya yoğurt kan şekerinin dengelenmesine fayda sağlayacaktır. İftardan sonra çay içmek ve yanına tatlı tüketmek birçoğumuzun vazgeçemediği alışkanlıklardandır. Tatlı yerine kurutulmuş meyve veya kuruyemişi abartmadan tüketmek kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olduğu gibi vitamin ve mineral almamızı da sağlar. Sahur yemeklerinde de kan şekerini hızlı yükselten reçel, bal, meşrubat gibi yiyeceklerden kaçınmalıyız. Peynir, kepekli ekmek, yumurta, süt, yoğurt, ayran gibi besinlerin tercih etmek kan şekerinin daha dengeli olmasını ve daha uzun süre tokluk hissetmemizi sağlar.

