Omega 3 yağ asitleri çoklu doymamış yağ grubunda yer alırlar.Adını sıkça duyduğumuz ve balık yapı kapsüllerinde okuduğumuz EPA , DHA ve adını daha az bildiğimiz ALA omega 3 yağ asitlerini oluştururlar.Bu yağ asitlerinin hiç biri vücutta oluşturulmaz ve dışarıdan alınması gerekmektedir.Beynin %60 yağdır ve bu yağlarında üçte biri omega 3 yağ asitlerinden oluşmuştur.Bu yağ asitlerinin hücre yapısının oluşumunda çok önemli görevleri vardır ve üzerlerinde birçok çalışma yapılmıştır. EPA ve DHA insan beynindeki hücrelerin yenilenmesine yardım ederek beyin ile retina hücrelerinin çoğalmasını sağlamaktadır. Beyin hücrelerinde DHA seviyesinin düşmesi ile depresyon, hafıza kaybı, Alzheimer, şizofreni ve görme bozuklukları gibi problemler de ortaya çıkmaktadır. Yapılan çalışmalarda omega 3 yağ asitleri dikkat eksikliği, hiperaktivite ve depresyon tedavilerinde umut vaad edici görünmektedir.
Omega-3 yağ asitlerinin trigliserit başta olmak üzere toplam kolesterol ve LDL-kolesterol düzeylerini azalttığı, HDL düzeylerini de artırdığı bilinmektedir .Kalp-damar rahatsızlıklarının önlenmesinde inme ve kalp krizi riskinin azaltılmasında,kap ritminin düzenlenmesinde, damar sertliğinin ve yüksek tansiyonun kontrolünde önemli görevleri vardır.
Omega-3 yağ asitleri prostat kanseri, meme kanserleri ve bağışıklık sistemi rahatsızlıklarının tedavisinde, görme yeteneğinin arttırılmasında, bebeklerin beyin gelişiminde de etkilidir.Hamilelik döneminde ve 0-2 yaş aralığında mutlaka vücuda yeterli miktarda alınmaları gerekir.
Ayrıca bu yağ asitlerinin, şeker hastalarında kan şekeri kongtrolünün sağlanmasında olumlu etkileri bulunduğu, hamilelik ve menapoz dönemlerindeki şikayetleri azalttığı, depresyon ve Alzaimer risklerini düşürdüğü, hafızayı güçlendirdiği ve şizofreni hastalarının şikayetlerini azalttığı bilinmektedir.
Bu kadar faydası olan omega 3 yağ asitlerini vücudumuz üretmediği için dışarıdan besinlerle almak durumundayız. EPA ve DHA en önemli omega 3 yağ asitleridir ve en iyi kaynağı balık yağlarıdır. Omega 3 soğuğa karşı koruyucudur. Bu nedenle en çok soğuk su balıklarında bulunur. Uskumru, ringa, tuna, somon, sardalye gibi soğuk su (dip) balıkları yağlı olup, omega 3 bakımından zengindir. Ticari formdaki balık yağı kapsülleri genellikle balıkların gövdesinden veya karaciğerinden elde edilmektedir. Bu noktada balıkta biriken ağır metallere karşı dikkatli olmakta fayda var. Bir diğer omega 3 yağ asidi olan ALA genellikle bitkisel besinlerde bulunur. En önemli kaynağı ceviz ve keten tohumudur.Ayrıca semizotu gibi yeşil yapraklı sebzelerde bulunmaktadır.Bitkisel olarak alınan ALA karaciğerde EPA ve DHA ya çevrilmektedir.
Balık yağını yani EPA ve DHA nın fazla kullanımının da zararlı olduğunu unutmamak gerekir.Günlük önerilen omega 3 miktarı 1-2 gram arasındadır.Bu miktara haftada 2 kez 200-300 gram yağlı balık tüketerek ulaşabiliriz.Balık tüketimi bunu altında olan kişiler bir uzmana danışarak omega 3 ü kapsül şeklinde kullanabilirler.Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede balık yağını kapsül olarak kullanmak yerine haftada 2 kez balığı sofralarımızdan eksik etmemekte fayda var.Yağlı balıkların aynı zamanda D vitamini kaynağıdır.Haftada 2 kez balık tüketerek hem omega 3 ü hem de D vitamini doğal yoldan vücuda alınır.

