Migren

Son yılların en popüler hastalıkları arasında yer alıyor migren. Hemen her yaş grubunda migren veya baş ağrısı şikayeti giderek artmaktadır. Migren sağlık sorunu olarak da Dünya Sağlık Örgütü’ne göre en çok görülen 20 hastalık arasında yerini almış durumdadır. Aynı zamanda en fazla iş kaybına yol açan hastalıklar arasındadır.Migren beyin damarlarının genişlemesi sonucu olaşan ,ataklar halinde gelişen, tek taraflı zonklayıcı baş ağrısı olarak tanımlanabilir.Nörolojik bir rahatsızlıktır.Atak süresi 4 saat ile 72 saat arası değişebilir.Ataklar sırasında rutin günlük aktiviteler ve hareketler zorlukla yapılabilir, mide bulantısı, kusma, ışığa ve sese duyarlık artabilir.Kadınlarda daha fazla görülen migrenin ülkemizde görülme sıklığı ortalama %16 dır.Bu oran kadınlarda %22 ye çıkmaktadır.Hamilelik döneminde bu oran artarken menopoz sonrası dönemde azalmaktadır.Kesin olmamakla birlikte migren hastalığının genetik olduğu düşünülmektedir. Anne veya babadan birinde migren varsa, çocukta da migren görülme olasılığı %40’tır.Stres, yorgunluk,  fazla okumak, fazla araba kullanmak veya televizyon seyretmek, uykusuzluk, fazla uyku,seyahat gibi  faktörler migreni tetikleyebilir. Beslenme düzeni , hormonal değişiklikler,iklimsel değişiklikler, doğum kontrol ilaçları migreni tetikleyen diğer faktörlerdir.

Migren hastalarında açlık ve buna bağlı kan şekeri düşüklüğü baş ağrısını tetikleyebilir. Bu nedenle insülin direnci olan veya şeker hastası olan kişilerde migren görülme sıklığı artar.Az ve sık beslenmeye, kan şekerini dengede tutmaya özen gösterilmelidir.Şişman kişilerde normal kilolulara göre daha fazla atak görülebilir.Ayrıca kalp hastalarında ve damar basıncı değişen tansiyon hastalarında da daha fazla atak  görülebilir.

Migrenin tedavisi mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır.Atakların azalmasında veya önlenmesinde yaşam tarzı değişiklikleri ile birlikte  beslenme değişiklikleri de faydalı olabilir. Bazı besinler beyindeki kan damarlarının daralması ve gevşemesine neden olarak baş ağrısı oluşturabilir .Bu besinlerin kısıtlanması ile baş ağrılarının azalabileceği görülmüştür.Magnezyum eksikliği ve B6 vitamini takviyesinin atakları azalttığı bilinmektedir.Besin alerjilerinin de  bağışıklı sistemini etkileyerek veya beyindeki seratonin hormonu salınımını azaltarak migren hastalığında etkili olduğu bilinmektedir.Ayrıca içerisinde tiramin ,histamin, nitrit, nitrat, monosodyum glutamat,  aspartam ve fazla kafein bulunan besinlerin migren ataklarını tetiklediği bilinmektedir.Liste biraz uzun olmakla birlikte migren ataklarını tetikleyen besinleri belirtmekte fayda var.

Olgun peynirler özellikle cheddar, parmesan peyniri, tulum peyniri gibi eski peynirlerFümelenmiş balık, tütsülenmiş et, kırmızı et, Muz, domates, ıspanak, çilek, ananas, turunçgiller , Balık ve kabuklu deniz ürünleri, Süt ürünleri, şarap, bira ve salamura(özellikle lahana turşusu) gibi fermente besinler, Salam, sucuk, sosis, Tüm mayalı besinler, Bazı koruyucu katkı maddeleri, Kahve ve kakao gibi kafein içeren besinler. Düzenli olarak  yüksek doz  kafein alımı  baş ağrısı oluşumunu sağlar. Baş ağrısı kafeinin aniden azalması ile meydana gelir. Kafein içerikli ilaç alan hastaların toplam alınan kafein miktarını arttırmamak için kafein alımını haftada 2 veya 3 gün ile sınırlandırmaları gerekmektedir. Greyfurt suyu da kafein metabolizmasını hızlandıran enzimleri içermektedir. Dikkatli tüketiminde fayda var.

Yapay tatlandırıcı olan aspartam içeren light ürünlerinde  migrenli, epilepsili ve nöropsikiyatrik sorunları olan hastalarda kullanımına dikkat edilmelidir.

Monosodyum glutamat bir lezzet arttırıcıdır, dondurulmuş besinler, konserve çorbalar, salata sosları, işlenmiş etler, soslar ve atıştırmalık besinlerde de bulunur Migren ağrısına sebep olmadığı ancak hassasiyet oluşmasına sebep olabileceği de belirtilmektedir.

NOT:Migren ataklarını tetiklediği düşünülen besinler diyetten teker teker çıkarılarak atak sıklığı kontrol edilmelidir.Besin alerjisi olduğunu düşünen kişiler doktor kontrolünde alerji testlerini yaptırmalıdır.