Karaciğer vücudun en büyük ve çok görevi olan organıdır.İlaçların zararsız hale getirilmesi, kanın depo edilmesi, zararlı maddelerden arınması,besinlerin sindirilmesi gibi birçok görevi vardır.Karaciğer yağının %5 den fazla olması karaciğer yağlanması olarak adlandırılır.Oluşumunda karın içi yağlanmanın artması,şişmanlık, kan yağlarının artması, genetik faktörler,insülin direnci , ilaçlar ve toksinler etkili olabilir.Hastalık batı toplumlarında fazla görülmekle birlikte tüm dünyada, beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve hareketsiz yaşama geçişle birlikte artmaktadır.Alkol kullanımında ki fazlalık da risk sebepleri arasındadır.Yaşlılarda daha fazla görülmekler birlikte en çok 40-60 yaş aralığında görülmektedir. Çalışmalar yetişkin her 4 kişiden birinin yağlı karaciğere sahip olduğunu gösteriyor.
Bu sorunu yaşayan kişilerde nedensiz ağrılar, uyku düzensizliği, hareket isteksizliği, terlemede artış ve depresyon oluşabilir.Tanı çoğu kez rutin tetkikler sırasında yapılan üst batın ultrasonografisinde konulur. Aspartat aminotransferaz (AST) seviyesinde, alanin aminotransferaz (ALT) seviyesinde veya her ikisinde yükselme yaygın laboratuvar bulgusudur.
Beslenme Alışkanlıklarında Dikkat edilmesi gerekenler?
Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasında kullanılan belirgin bir ilaç yoktur. İlk yapılması gereken yaşam tarzı değişiklikleri olmalıdır.Kilo kaybının sağlanması ile vücut yağı ve karaciğer yağı azalacaktır. Amerikan Gastroenteroloji Derneği (AGA) BKİ’si 25 kg/m2 den fazla olanlarda obezite tedavisi önermektedir. Ancak hızlı ağırlık kaybının karaciğer yağlanmasında artışa yol açabileceği unutulmamalıdır. Haftada 1.5 kg’dan fazla kilo kaybı karaciğerdeki yağlanmayı arttırabilir. Günlük 500 kkal’den daha düşük diyetlerden kaçınılmalıdır
Diyetteki karbonhidrat yüzdesi ve karbonhidratların glisemik indeks i karaciğer yağlanmasında önemli bir etkiye sahiptir. Karbonhidrattan zengin diyet kan yağlarının ve insülin direncinin artmasına neden olarak karaciğer yağlanmasını arttırır.Kan şekerini yavaş yükselten besinler tercih edilmeli ve fazla meyve tüketiminden kaçınılmalıdır.
Günlük alınan yağ miktarını azaltmak gerekir. Az yağlı süt, yoğurt, peynir tüketimine özen gösterilmeli.Kızartmalar ve fast food tarzı besinler , kavurmalar, şarküteri ürünleri tüketilmemelidir.Paketli ürünlerinde (çips, kraker, bisküvi,kek )fazla miktarda yağ içerdiği unutulmamalı.
Zeytin yağının insülin direncini iyileştirerek, karaciğerin yağlanmasını azalttığı kanıtlanmıştır.Günlük yağ kullanımını attırtmadan yağ seçiminde zeytinyağına yönelmek faydalı olabilir. Haftada 2 kez balık tüketimi veya uzman kontrolünde balık yağı kullanımı da karaciğer yağlanmasının azaltılmasında etkilidir.
E ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerin karaciğer yağlanmasına olumulu etkileri biliniyor.Yeşil yapraklı sebzeler ve turuçgiller iyi birer C vitamini kaynağıdır. Yağlı tohumlar ve zeytinyağı ise E vitamini kaynağıdır. Cevizde bulunan alfa-linoleik asitA( ALA) karaciğer yağlanmasını azaltır. Haftalık 50 gramın üzerinde tüketilmesinin toplam yağ alımını arttırarak yağlanmayı tetikleyeceği unutulmamalıdır.
Yüksek fruktozlu mısır şurubu, meşrubatlar, gazlı içecekler ve meyve sularında yaygın olarak kullanılan bir tatlandırıcıdır ve karaciğer enzimlerini yükselterek karaciğer yağlanmasını arttırmaktadır.Bu tür içeceklerin beslenme planından çıkarılması gerekir.Beslenme planından çıkarılması gereken bir diğer içecek grubu da alkollü içeceklerdir.
Likopen domates ve ürünlerinde bulunan bazı meyve ve sebzelere karakteristik koyu kırmızı rengini veren temel maddedir ve karaciğer yağlanmasının önlenmesinde olumlu etkileri vardır.Günlük sebze ve meyve seçenekleri arasında karpuz dpmates gibi kırmız renkli besinler bulunmalıdır.
Probiyotikler de karaciğer yağlanmasında bir tedavi seçeneği olmalıdır.Özellikle kefir, probiyotik yağurt günde 1 kez beslenme programına eklenmelidir.
Yeşil çay kafein ve kateşin adı verilen polifenolik bileşenleri içerir ve karaciğer yağlanmasına karşı koruyucudur.Günde 1-2 fincan tüketilebilir.
Kahve tüketiminin kronik karaciğer hastalıklarının görülme sıklığını düşürdüğü biliniyor. Günde 2 kupadan kahve tüketimi karaciğer enzimlerinin yükselmesini engellemektedir.
ÖNEMLİ NOT: Besin desteklere ve bitkisel ilaçalara bağlı gelişen karaciğer hasarlarının ilaçlara oranla daha fazla olduğu da görülmüştür. Besinsel takviye kullanımına bağlı görülen karaciğer hasarının %7’den %20’ye çıktığı belirtilemektedir.Bu tür takviyeleri kullanırken son derece dikkatli davranılmalı ve mutlaka uzman tavsiyesi alınmalıdır.

