Gün içinde çok fazla tüketilen çay, kahve , şekerli ve gazlı içecekler yerine bitki çayları iyi alternatifler olabilir.Çocuklar, ergenler , yaşlılar ve hamileler bitki çayı kullanımında mutlaka bir uzmandan tavsiye almalılar.İçeriğini bilmediğimiz güçlü etkili çaylar özellikle bu grup için sakıncalı olabilir.Sağlıklı bireylerde günde 2 -3 fincandan fazla bitki çayı tüketmemeye özen göstermeliler.Bitki çaylarının fazla tüketimi de sağlık açısından sakıncalıdır.Örneğin ödem sökücü etkisi olan çayların fazla tüketimi vücuttan mineral kaybına da neden olabilir.
Güvenilir bitki çayları kullanılmalıdır.Sağlık ve kalite kriterlerine uygun hazırlanmış ve paketlenmiş güvenilir firma ürünlerini tercih edilmelidir..Üzerinde barkodu, etiketi, üretim tarihi ve son kullanma tarihi bulunmalıdır.Açık olarak satılan demlenerek ve kaynatılarak kullanılan bitkiler fiziki kirlenmeye, bakteri ve küf oluşumuna elverişlidir.İyi koşullarda toplanmış ve kurutulmuş bitkiler ile yapılan çayların sağlıklı olduğunu unutmamak gerekir.
Bitki çayından maksimum faydayı sağlamak için nasıl hazırlandığı da önemlidir. Güvenli ve etiketli ürünlerin üzerinde hazırlama şekli belirtilmektedir.Kabuk tarçın, kök zencefil, hindiba, meyan kökü, karanfil, tane karabiber gibi kök bitkiler üzerlerine su eklenerek 30 dakika kaynatılarak hazırlanır. Ihlamur, nane, papatya, rezene, adaçayı, ısırgan, yeşil çay gibi bitkilerin yaprak ve çiçek kısımlarından elde edilen çaylar ise demleme yolu ile hazırlanmalıdır.Yaprağın veya çiceğin üzerine sıcak su dökülerek 5-10 dakika ağzı kaplı olarak bekletilmelidir.
Kısa süreli şok diyetlerle ne kadar kilo verebilirim
Bu tür şok diyetlerle; ağırlık kaybı kısa sürede sağlanabilse de, hızla kaybedilen ağırlık, kas dokusu ve sudan olur. Bu tarz diyetler ile belirli bir beslenme alışkanlığı kazanılmadığı için tekrar eski beslenme alışkanlıklarına geri dönüldüğünde kaybedilen kilolar hızla geri alınır. Sihirli ve şok diyetlerin en çok tercih edileni çok düşük kalorili diyetlerdir. Kişinin ihtiyaçlarına göre düzenlenmemiş, kontrol altında yapılmayan, 500 kal ile 800 kal arasında veya daha düşük enerji içerikli diyetler düşük kalorili diyet olarak tanımlanır. Bu diyetler ile vücut için gerekli besin öğeleri yeterli alınamadığından birçok sağlık sorunu ortaya çıkmaktadır. Çok düşük kalorili diyetler sonucu vücut ağırlığının hızlı kaybı; yağ yerine yağsız vücut kitlesinin daha çok kaybına, bazal metabolizma hızının azalmasına, kaybedilen ağırlığın korunmamasına, kalsiyumun düşmesine, serbest yağ asitlerinin ve keton cisimlerinin artmasına, sodyum, potasyum, magnezyum ve çinko düzeylerinin düşmesinin neden olacağı ve ölümlerle sonuçlanabileceği bilinmelidir. Bunun dışında çok düşük kalorili diyetler baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, uyuşukluk, kalp atış ritminde bozukluklar, düşük tansiyon, bulantı, kusma, kabızlık, ishal, şişkinlik, safra taşı, adet düzensizliği, cinsel işlev bozuklukları, böbrek taşları, yorgunluk, soğuk hassasiyet, kuru cilt, saç dökülmesi, mineral ve elektrolit dengesizliği, kolesterol ve ürik asit düzeyinde artış, ağız içi yaralar, tırnak kırılmaları gibi sağlık problemlerine yol açabilir.

